Skip to main content

Uzun bir tartışma her iki tarafında haksız olduğunun delilidir. Voltaire

Ögeler etikete göre görüntüleniyor: Sanat Siteleri

Thumbnail image

Hobi Sanat Gruplarimiz

 

Batının Hıristiyan Ortaçağ resim sanatı da iki boyutludur; yani Batı estetiğini karşısına alan İslâmi geleneksel sanatın bir özelliği değildir başlı başına. Bu nedenle bu estetiksel olguları ideoloji'den, din'den yola çıkarak değil, böyle bir ideoloji'ye yol açan toplumsal yapıdan yola çıkarak açıklamak gerekir.

 

Böyle aldığımızda, Orta Asya Türk ya da Moğol minyatürü ile Osmanlı minyatürü ve Ortaçağ Batı minyatürü arasındaki temel özelliğin, tüm bu sanatların ortaya çıkmasına yol açan toplumsal-ekonomik yapının kapitalizm-öncesel toplumsal oluşumlar olduğu gerçeği ortaya çıkar.

 

Bu nedenle, perspektifin ortaya çıkmasına yol açan toplumsal-teknik dönüşümlerin olmadığı toplumlarda dünyanın iki-boyutlu biçimlerde sanatsal olarak özümlenmesinden daha doğal bir şey olamaz (Mezopotamya sanatı, Mısır sanatı, Aytek sanatı da yüzeydedir örneğin). Rönesans sanatı bile iki boyutlu üç boyutlu olma çatışmasından tam olarak kurtulamamıştır.

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Hobi Sanat Sergilerden

Thumbnail image

Kursumuzdaki Sanat Dokumanlari

 

Ama İslâmcı-milli görüşe bağlı kişiler ideoloji'den, (üstelik metafizik idealizmden) yola çıktıkları için, kapitalizm-öncesi toplumsal.-ekonomik oluşumlar ile kapitalist toplumsal-ekonomik oluşumlar arasındaki tarihsel ayrımı ve ilişkiyi, çok doğal olarak, değerlendirememekte; sanatsal-manevi kültürü ekonomik-maddi kültürden soyut ve kopuk olarak aldıklarından, kapitalizm-öncesi bir oluşumun emperyalizm aşamasındaki kapitalist oluşumlara bağımlı kılınarak uydulaştırılması sonunda ortaya çıkan temel çelişkiyi, «tarihsel eşitsizliği» görememektedirler.

 

Nasıl tarih boyunca, ta 16. yüzyıllardan bu yana, (Osmanlı Devleti'nin kendi üretim tarzına bağlı iç çelişmeleri yüzünden) toplumsal düzensizlikler ortaya çıktıkça, bunun nedeni, dinden uzaklaşmak olarak görülmüş ve sonunda (daha önce de değindiğimiz gibi) «sünni ideoloji» yoluyla toplumda baskı yaratılarak egemen kesimlerin çıkarları yönünde bu bunalım aşılmak istenmişse, yani, toplumsal-ekonomik, maddi nedenlerin yerine, «ideolojik» nedenler konmuşsa; burada da aynı biçimde davramlarak, emperyalizme uydulaşma olarak «Batılılaşma», İslâm'dan uzaklaşma olarak görülmekte, dolayısıyla, İslâmi sanat ilkelerine bağlı kalındıkça, tarihsel olarak dönüşüme uğramış sanatsal-kültürün uyumlu bir biçimde çözüme ulaştırılacağı sanılmaktadır.

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Hobi Sanat Sergilerden

Thumbnail image

Universiteye Hazirlik Guzel Sanatlar Egitim Kurslari

 

Kültür'ün manevi kültürle özdeşleştirilmesi ve manevi kültürün seçkinlerin kültürü olarak ele alınışı sonunda., manevi kültür alanının nasıl belirlendiği ve ne gibi özellikler taşıdığı sorunsalına gelenekçi-seçkinciler ile yenilikçi-seçkinciler (ta İmparatorluk döneminden bu yana) iki bağdaşmaz görüş getirmektedirler.

 

Doğu'cu ve Türk-İslamcı gelenekçiler manevi kültürün belirleyicisi olarak «milli ruh»u (milli duygu, düşünce ve değerler»i) görmekte; Batı'cı yenilikçiler ise «hümanist ruh»u. Bu haliyle, manevi kültür bunalımı içinde bocalayan egemen düşünce, «ruhlar çatışması» halinde sürüp gitmekte; bu «ruh döğüşü» sonunda hangisinin manevi kültüre egemen olacağı ilgiyle izlenmektedir.

 

Bu sürtüşme, manevi alanın bütünselliği söz konusu olduğundan köktenci bir özellik, yani, «ya hep ya hiç» özelliği göstermektedir; «ruh»en ya tam Doğu'lu olacağız ya da tam Batı'lı. Örneğin, (insana inanılmaz gibi geliyor ama) Prof. Dr. Sinan oğlu bu konuda şunları söylüyor: «Gençlerin Divan edebiyatı şairlerinden dizeler okumamaları, onların o evrenle-kendilerine özgür insan ve özgür vatandaş olma yoluyla herhangi bir yardımda bulunamayan o manevi evrenle bağlantıyı kesmiş olduklarını gösterir. Bu, devrimin en büyük başarılarından biridir».

 

 

Yayınlandığı Kategori Hobi Sanat Eğlenceler ve Kutlamalar

Thumbnail image

Lise Ogrencilerine Ozel Kurslar

 

Dışa bağımlı az gelişmiş kapitalist toplum tarzı içinde ister istemez kendi düşüncesini ve kültürünü yaratamamış, onun yerine «ideolojiler» ikame etmiş olan seçkinci burjuva düşüncesi, dolayısıyla, ne manevi kültür düşüncesi bunalımının altın¬dan kalkabilmekte, ne de onun uzantısında bir çatışma konusu olan «kültür emperyalizmi» olgusunun dışına çıkabilmektedir.

 

Çünkü kültür emperyalizminin temel amacı, karşısındaki toplumun yalnızca manevi kültürünü kendine bağımlı kılmak değil, ama asıl, maddi kültürünü bağımlı kılmak için kendine uygun, kendi sözünü geçirebileceği kültürel kurumlaşmalar yaratmak ve sürgit yaşamasını sağlamaktır.

 

Dolayısıyla, Batı kültür emperyalizmi için önemli olan, Türkiye'nin Batılılaşması ya da Avrupalaşması değildir; toplumsal-ekonomik temel maddi kültürün kendine bağımlı kılınmasıdır. Demek ki ne düşüncede ve teknolojide Batılılaşarak, ne de yalnızca teknolojide Batılılaşarak kültür emperyalizmine karşı koyulabilir.

 

Yayınlandığı Kategori Çocuk Sanat

Thumbnail image

Anadolu Genel Bütün Kurslar Hakkında Kısa Bilgi Veriyor

 

Bu durumda, Batı Avrupa'da sanatsal-kültürün yönlendirilmesi biçiminin altında yatan ana nedenler de açıkça ortaya çıkmaktadır. Kaldı ki, birer «sanat merkezi» olarak İngiltere (Londra) ve Fransa'nın (Paris'in) «sanat ticaretinden edindikleri kârlar olağanüstüdür. İşte bizde özlenen durum da yaklaşık olarak bu, kanımızca: Gelişmiş bir kapitalizm ve onun önderliğinde yönlendirilecek olan sanatsal-kültür yaşamının devlet eliyle eşgüdüm içine konması.

 

Ne var ki, ne bizim kapitalizmimiz o denli ileri, ne de sanatsal yaşam trafiğimiz. İleri kapitalist ülkeler ile azgelişmiş ülkeler arasındaki fark gitgide açıldığına göre, ne Batı Avrupa'nın ekonomik, ne de kültürel zenginliğine bu yoldan ulaşamayacağımız bizce açık bir gerçek gibi görünüyor.

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Hobi Sanat Eğlenceler ve Kutlamalar

Thumbnail image

8 Sınıflar İçin Özel Eğitici Kurslar

 

 

Bizce, Batı Avrupa demokrasi ve burjuva devlet düzeni geleneğine sahip olmayan ülkemizde, bu bağlamda, sanatsal kültürel etkinliklerde 1) Demokratiktik; 2) Siyasal özgürlük; 3) Çoğulculuk beklemek oldukça zordur. Ekonomik gelişme ile toplumsal bilinçlenme arasında uzlaşmaz çelişkiler yüzünden sık sık «rejim bunalımlarına düşen ülkemizde, bu tür sanatsal-kültürel yönlendirme seçeneklerinin gerçeklik kazanması, bizce, «eşyanın tabiatı» olarak olanaksız görünmektedir.

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Üniversiteye Hazırlık

Thumbnail image

Universiteye Hazirlik Guzel Sanatlar Egitim Kurslari

 

Dolayısıyla, gündemdeki sorun, bizce, 3. Cumhuriyet'e geçiş süreci içinde doğan boşlukta, ileriye yönelik olarak, sanatsal-kültürel yaşamın toplumumuzda nasıl yönlendirileceği sorunudur.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Hobi Sanat Eğlenceler ve Kutlamalar

Thumbnail image

Lise-9-10-11 Siniflarina Guzel Sanatlar Fakulteleri Icin Egitim Kurslar

 

Dolayısıyla, Kastelli, doğrusu üstüne düşeni yapmaktadır: 1) Kültür ve Sanat Vakfı kurmuştur, 2) Büyük sermaye olarak tiyatroyu desteklemiştir, 3) «Tiyatroya katkıları nedeniyle» de, değerbilir kamuoyumuz tarafından «ödüllendirilmiş»tir.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Hobi Sanat Eğlenceler ve Kutlamalar

Thumbnail image

Fotografcilik Kursları

 

Bu açıdan, Kastelli Şirketler Topluluğu Genel Koordinatörü, «Vakfın başlangıçtaki mal varlığının 25 milyon lira olduğunu, yılda ortalama 2–15 milyon lira gelir elde edeceğini» belirttikten sonra, «isabetli bir değerlendirme ile bu portenin beş yıllık dönem içinde 125 milyon liraya ulaşacağını» söylüyor. Öte yandan, «sanatın her dalında uğraş veren Türk sanatçısına yeni olanakların da sağlanacağını» bildiriyor.

 

Böylelikle, Kastelli Şirketler Topluluğu'nun, kurduğu Kültür ve Sanat Vakfı yoluyla, yalnız sanat yapıtlarının kendisine değil, ama sanatın üretim araçları ile üreticisine, yani, gerçek sanatsal değerlerin yaratıcısı olanlara da sahip çıkmayı amaçladığını görüyoruz. Kapitalizmin sanatın gelişmesine yardımcı olduğu açık bir gerdektir; ama bu onun kendi mahiyetini değiştirmediği gibi, kendi dayanağı olan fikrî sistem dışında bir sanatsal üretimin yapılabilmesi olasılığını da tam olarak değiştirmez.

 

Bu anlamda, Kastelli Şirketler Grubu'nca yönlendirilecek sanatsal yaratım ve sanatsal üretimin, onun kendi sanatsal-ideolojisi dışında gerçekleşemeyeceğini söyleyebiliriz. Ancak bu bankerlik kuruluşunun sanatsal-ideolojisi doğrultusunda sanatsal ürünlerin üretilerek ticaretinin yapılacağı ortadadır. Olsa olsa, bu sanatsal ürünlerin nitelikli olup olmayacağı ya da «kitle kültürü ve endüstrisi» içinde ne denli yer alıp almayacağı sorusu sorulabilir.

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Hobi Sanat Eğlenceler ve Kutlamalar

Thumbnail image

Çocuklar İçin Özel Eğitici Kurslar

 

SANATA SAHİP ÇIKMA ALANLARI

Sanata sahip çıkmayı, sanatın kendi karmaşık yapısına bağlı olarak üç ayrı alanda ele alabiliriz. Birincisi, toplumsal bir bilinç biçimi olarak sanata sahip çıkılması; ikincisi, zihinsel bir üretim biçimi olarak sanata sahip çıkılması; üçüncüsü ise, toplumsal bir kurum olarak sanata sahip çıkılması.

 

Bu üçünün birbiriyle karşılıklı bir ilinti içinde olduğu ve sonunda toplumda sanatsal-kültürel sistemi oluşturduğu çok açıktır; başka bir deyişle, sanatın ideolojik-üretimsel-işlevsel yönleri bir bütünlük içindedir. Şimdi, «Kastelli Örneği»nde bunları tek tek gözden geçirelim.

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Üni. Haz. Kurs Ortamı Fotoğrafları
Sayfa 1 / 5