Skip to main content

Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin. Don Herold

Ögeler etikete göre görüntüleniyor: Heykel Sanatçısı

Thumbnail image

140 Puan Alan Arkadaşlar

 

Uyumlu egemen güçlerce topluma yerleştirilmiş, bütünsellik gösteren bir ulusal (milli) kültürün yokluğundan doğan bu «kültür bunalımı» günümüzde kendini üç düzlemde ortaya koymaktadır: Kültür düşüncesi, kültür politikası ve kültür yaşamı.

 

Yayınlandığı Kategori Heykel Eğlenceler ve Kutlamalar

Thumbnail image

Hobi Kurslari

 

Günümüzün burjuva düşüncesine hangi eğilimin egemen olacağı sorusu hiç kuşkusuz kültür politikasının hangi düşünce eğilimine göre belirleneceği sorusuyla yakından ilintilidir.

 

Bu yüzden «resmi düşünce mücadelesi», sonunda «resmi kültür politikası mücadelesi»   biçimini alarak güncellik kazanmış bulunmaktadır.   Sanatın,   felsefenin,   manevi kültür alanlarının siyasallığın dışında kalmasını şiddetle savunan çevreler her nedense kültür siyasasına sahip çıkma mücadelesi içindedirler.

 

Nadir Nadi'nin «Ben Atatürkçü Değilim» ifadesinde en açık anlatımını kazanan bu çatışma, yakın zamanlarda düzenlenen «1. Milli Kültür Şurası»nda en belirgin biçimiyle ortaya çıkmıştır.

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Heykel Eğlenceler ve Kutlamalar

Thumbnail image

Lise-9-10-11 Siniflarina Guzel Sanatlar Fakulteleri Icin Egitim Kurslar

 

Demek, edebiyat ve sanat olgularının değerlendirilmesinde, soyut biçimcilikten olduğu kadar, yarı-bilimsel pozitivizm'den de kaçınmak, soyut biçimde yapısallaştırılmış metin'den değil, toplumsal-tarihsel bağlam'dan yola çıkılarak bilimsel araştırmalar yapmak gerekmektedir; ancak bu yolla, yazınsal, sanatsal, en sonunda, estetiksel olan ile toplumsal-tarihsel, genel işlevsel olan arasında karşılıklı bir ilişki kurulabilecektir.

 

Bu durumda, şu sorular ortaya çıkmaktadır: Özel bilim alanlarındaki deneyimlerden ve sonuçlamalardan, söz gelişi, edebiyat yapıtlarının incelenişinde doğru yönde nasıl yararlanılacaktır? Edebiyat ve sanat bilimi yöntemi bu özel bilimlerden soyutçuluğa ve ampirikçiliğe düşmeden neleri almalıdır kendine?

 

Felsefi temellere dayanan genel yöntembilim ile tikel bilimlerin özel yöntemleri arasında nasıl bir bağ kurulacaktır? Maddeci tarihsel yöntem, üretken, yapıca işlevsel bir yöntemle nasıl geliştirilebilir?

 

Yazınsal yansılama ve imgelendirmede estetiksel olanın özgüllüğü yöntemce nasıl belirlenecektir? Dünyayı özümlemenin bir biçimi olan, anasonu olarak kendine toplumsal insanı alan edebiyatta temel yaratımsal kategori olarak sanatsal imgenin işlevi nedir?

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Hobi Sanat Sergilerden

Thumbnail image

Kursda Ogretilen Teknikler

 

Öyle ki çizgi ve desen pratikleri, Rönesans ve sonrası dönemlerdeki klasik olarak nitelene sanatın temsilcileri olan başat sanatçıların atölyelerindeki eğitimin de vazgeçilmez aşamalarını oluşturmuş, sanatçının insan ve yaşam arasındaki ilk deneyimleri, desenin varlığı ile açıklanmıştır.

 

Bu açıdan desen, sanatçının çıraklık serüveninin, hayal gücünün belgeleri ve ön çalışmalarının, yani eskizlerinin değişmez pratikleridir. Paust’un kavramsal sanatın bilindik isimlerinden Joseph Beuys’un desenleri üzerinden vurguladığı gibi; kavramlar ve düşünceler çizim aracılığıyla formüle edilir ve açıklığa kavuşur.1 Dolayısıyla bir sanatçının imge dünyasının dile getirilişilinde, çizgi ve desen, adeta sanatçının ilk temel konuşma dilini oluşturur.

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Heykel Kurs Ortamı Fotoğrafları

Thumbnail image

Universiteye Hazirlik Resim Kurslari

 

Tüm bu değişmelerin sistemi olumlu yönde etkilemesi beklenmektedir. Ancak, değişmeyecek olan öğretmenin mesleğini yerine getirmedeki sanat anlayışı, öğretme tarzı ve öğretme üslubu olacaktır. Bu bir bakıma mesleği “icra etme” aşamasındaki sanat anlayışıdır. Bu, yaşandıkça kazanılacak bir özelliktir. İşte öğretme sanatı, bu deneyimlerin yaşanmasına katkı getiren bir çalışma olarak varlığını devam ettirecektir.

 

Bu nedenle, her baskıda yeni yaklaşımlara örnekler getirilirken eski örneklerin bir kenara atılmasından çok onlara çağdaş yorumlar getirilmesinin daha yararlı olacağı düşünülmektedir. Bu belirlemeler doğrultusunda öğretme sanatının tüm öğretmen adaylarına ve öğretmenlere katkı getirmesi en çok yazarı mutlu edecektir.

 

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Heykel Sergilerden

Thumbnail image

Hobi Sanat Egitici Kurslar

 

Desen ve yalın anlamıyla çizgi, bir sanatçının doğayla olan sembolik ilişki düzeninin biricik temelidir. Desen, bir sanatçının çıraklık serüvenini öte bir duruma taşıması için gerekli donanımları sağlayan vazgeçilmez bir araç olarak kabul edilir. Bu açıdan çizgi ve desen, plastik sanatların temelinde yer alan vazgeçilmez biçimsel değerleri oluştururlar.

 

Bu değerler, günümüz sanatının barındırdığı güncel dinamikler açısından bakıldığında da geçerliliğini yitirmemiştir. Günümüz sanatında desen, sanatçıların kendilerini çok değişik araçlarla ifade etmelerinde deneysel bir anlatım dili olarak, farklı deneyimleri elde tutacak şekilde kendini gösterir. Geleneksel dönemlerden farklı olarak günümüz sanatı, bu aracı, çağdaş sanatın dinamiklerini sorgulamak açısından ilk plana almayı başarmıştır.

 

Özellikle günümüz sanatının disiplinler arası pratikleri, çizgi ve desenin bir çıraklık deneyimi olgusu olmaktan çıkmasını sağlamış ve desenin dönüşmesini gerçekleştirmiştir. Günümüz sanatçısı, tekil biçim olarak çizgi ve deseni deneysel biçimde her türlü sanat formuna dönüştürerek dolaşıma çıkarmaktadır. Dolayısıyla bu süreç, aynı zamanda, desen ve çizginin bağlamsal konservatifliğini yitirip oldukça yeni anlamlar ve durumlar barındırabileceğine işaret etmektedir.

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Heykel Sergilerden

Thumbnail image

140 Puan Alan Arkadaşlar

 

Giderek, ülkemizde bir kitle kültüründen söz ediyorsak, bunu yine maddi ve manevi üretim şeklimiz ve bunlar arasındaki ilişkilerle açıklama yoluna gitmemiz; eğer, sözgelişi, bir «lümpen-kültür»den söz ediliyorsa, bunu, yukarda açıkladığımız şekliyle, kitle kültürü ve kültürsüzleştirme bağlamı içinde görmemiz; toplumsal ilişkiler bütünüyle olduğu kadar, kültürel değer ve değer yönlendirmeleriyle birlikte sistemsel bütünlük içinde açıklamamız gerekir.

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Heykel Sergilerden

Thumbnail image

Universiteye Hazirlik Guzel Sanatlar Kursu

 

Heykel Kursları,

Heykel kurslarımızda kişilerin talepleri doğrultuşunsa şekillenmektedir. Bu talep şöyle gerçekleşmektedir. Kişiler veya gruplara, kurs saatlerini öğretmenle birlikte karar vermektedirler. Kurs ücretli özel dersler şeklinde verilmektedir. Gün ve saatler sizinle birlikte kararlaştırılabilir. Hafta sonu veya akşam saatlerinde de ders alabilirsiniz.

 

Heykel çalışmaları kilden, alçıdan, tahtadan, mermerden ya da taştan oyma, (yontma) şeklinde yapılmaktadır. Kursiyerlerimizin daha çok talepleri büst ve rölyef çalışmalarıdır. Heykel yapımı yetenek, bilgi ve beceri gerektiren bir iştir. Bir heykelci taşı ya da tahtayı oymak için gereken kesici araçları kullanmayı becerdikten başka, büyük bir taşı pürüzsüz ve düzgün olarak biçimlendirebilmelidir. Bu alan sanatların sultanı görülür, en eski sanat dallarından biridir. Kursiyerlerimizin hepsinin büyüklerden oluştuğunu düşünmeyelim çocuklarımızın da geldikleri heykel atölyelerimiz vardır. Çocukların Katıldıkları Heykel Gruplarımız Var

 

Çocukların gelişiminde sanatın payı kuşkusuz çok büyüktür. El kol ve otomasyon, otomasyon hareketlerinin gelişmesine katkıda bulunacaktır. Çocuklarımızı çevresel etkenlerde kötü alışkanlıklardan uzak tutacaktır. Sanat birleştirici ve bir arada tutucudur.

 

Toplumlarda maddi üretimin gelişmesiyle manevi üretimin gelişmesi arasındaki bağıntı öylesine karmaşıktır ki, bilindiği gibi, «sanatın bazı en parlak dönemlerinin, ne toplumun genel gelişmesiyle, ne de toplumun adeta iskeletini oluşturan maddi temeli arasında bir uygunluk görülür.» Ne var ki böyle bir olgu, belli dönemlerin sanatsal yaratımları ile o dönemlerin maddi üretimi arasındaki bağıntının varlığını ortadan kaldırmaz.

 

Nitekim örneğin, «kapitalist üretim tarzı, Ortaçağ'daki üretim tarzından başka bir manevi üretim şekline karşılık verir.» Bir başka deyişle, kapitalist üretim tarzı içindeki toplumlarda sanat, bir önceki üretim tarzı içindeki toplumlardan farklı, daha yeni ve daha ileri sanatsal biçimlere yol açar. Görüldüğü gibi, sonunda, sanatsal yenilik ile toplumsal yenilik arasında bir bağıntı ortaya çıkmaktadır.

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Heykel Eğlenceler ve Kutlamalar

Thumbnail image

Anadolu Genel Bütün Kurslar Hakkında Kısa Bilgi Veriyor

 

Bu bağıntı, mutlak olmamakla birlikte, karşılıklı uygunluk içinde olabilir. Yukarıdaki «bazı parlak dönemler» deyiminden de anlaşılacağı üzere, tarihte, sanatsal yaratımların ileri düzeyde oluşlarıyla birlikte, toplumsal maddi ya Piyada üretim düzeyinin de ileri olduğu dönemlere rastlanabilir (örneğin, gerek Rönesans dönemi, gerekse Osmanlı'da «Kanuni Dönemi», hem toplumsal ilerleme ve gelişmeyi, hem de sanatsal ilerleme ve gelişmeyi, hatta yetkinliği bir arada barındıran dönemlerdir.

 

Thumbnail imageThumbnail imageThumbnail image

Yayınlandığı Kategori Heykel Eğlenceler ve Kutlamalar
Sayfa 1 / 2